Aşina Güzeller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşina Güzeller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2009 Cuma

o şaheserler derin bir hayal



Edebiyat, edeb kökünden türemiştir ve insana edepli olmayı öğretir. Biz, buradaki edepten kastın biraz da ruh terbiyesi olduğunu sanıyoruz. Bugün ruhlarımız inşirah bulamıyorsa bunda biraz da asırlar boyu genlerimize sinmiş olan bu terbiyeden uzak kalışımızın etkisi yok mudur sizce? Türk seciye ahlâkının tekâmül ettirdiği o şaheserleri, o tılsımlı sözleri biz bugün anlamıyoruz diye inkar etmenin akıl ve mantıkla telifi kabil midir? Br yabancı dil öğrenmek için çekilen onca emeğe karşılık belki topyekûn bin kelimeden ibaret o kültür dünyasının dilini öğrenmekten erinmemiz hangi gerekçe ile hoş görülebilir. Kaldı ki milletlerin kültürleri bir bütündür ve bütün halinde süreklilik gösterirse mana kazanır. Altı yüzyıllık bir medeniyet birikimini kavrayabilmek için bin kelimeyi çocuklarımıza çok görürsek, onları kendi ellerimizle cehalete mahkûm etmiş olmaz mıyız? Ya bir de tersi olursa! İşte o vakit Şeyh Galip'in şu beyti, bir keramet izharı misillû şairleri mısradan mısraa kanatlandırırken Anadolu coğrafyasının kadimden beri vicdanında yanan şiir meşalesini alevlendirip 21. asrın Türk şiirine kapı aralar:

Bir şu'lesi var ki şem-i cânın
Fânusuna sığmaz âsumânın*

Aşina Güzeller, İskender Pala

*Can mumunun öyle bir alevi var ki / Gökkubbe denilen fanusa sığmaz