19 Ağustos 2009 Çarşamba

memleket dili



Rivayet olunur ki, eski Roma'nın şiddeti ve dehşeti ile meşhur olan hükümdarlarından Tiberius, bir gün Roma âyanına yaptığı bir hitabede uydurma bir kelime kullanıyor. Yüksek otoritesini iyice göstermek için olacak ki kelimeyi bir iki defa da üstüne basarak tekrarlıyor. Âyandan Marcellus, hükümdarın sözünü keserek memleket diline hürmet etmesini rica ediyor. Derhal efendisini müdafaya atılan saray adamlarından Capito diyor ki:
-Marcellus! Bahis mevzuu ettiğin kelime, tutalım ki memleket dilinden değildir. Fakat madem ki Roma İmperium'unun şanlı sahibi Sezar'ın ağzından çıkmıştır artık memleket dili olmuştur. Bilesin ki Sezar her şeyin üstünde ve her şeye kâdirdir.
Bunun üzerine Marcellus, salonu kaplayan soğuk bir sükûn perdesini yırtarak, sade hikmet ve hakikat olan şu cevabı veriyor:
-Capito yalan söylüyor. Sezar! Sen dilediğin insanlara Roma vatandaşlığı sıfatı verir, mevki ve rütbe ihsan edersin; fakat memleket dilinden olmayan bir kelimeye Romalı olma hakkı veremezsin.

Elbette veremez. Zira bir memleketin dilinin memleket tarihinin ve psiko-sosyolojik varlığının mahsulü ve asırlar içinde nesillerin birbirine devredip emanet ettiği bir ocak mirası ve ecdad mülküdür. Bunda kimsenin, hükümet adamı sıfat ve otoritesiyle tasarrufa hakkı yoktur.

Hatıralar, Ali Fuat Başgil

2 yorum:

kod ekle dedi ki...

%100 katılıyorum.Memleket dilinde kimsenin tasarruf hakkı olmaz.Çünkü dil bir milleti arada tutan en önemli unsurdur.Dil harç içindeki çimento gibidir.Lütfen güzel türkçemize sahip çıkalım.Yeni yetişen nesil eski eserlerin dilini anlayamıyor.Böylece nesiller arası çok büyük uçurumlar oluştu.Kültür köprüleri bir bir yıkıldı...

âyine-i devrân dedi ki...

öyle, hem hakkı yok hem de buna rağmen yapılıyor/yapıldı ama ortaya çıka sonuç da komik :) oturgaçlı götürgeç mesela, ağlanacak halimize gülüyorum hadi hayırlısı